
İRETLİK BİR OLAY
Muşkara’nın Nevşehir olması hiç de kolay olmadı. Şayet İbrahim Paşa “damat” vasfına sahip olmasaydı onca zorluk ve çekilen sıkıntı heba olacaktı. Taktir edersiniz ki küçücük bir köyün bölgenin en gelişmiş şehri olması pek çok kesimin istemediği bir durumdu. Bu minvalde de çok büyük bedeller ödendi. Bunlar bir yana bir de eşkıya ve zorbalar vardı ki işte onlarla da uğraşmak gerekiyordu.
Bilindiği üzere Nevşehir’in nüfusunun artırılması için çevre il, köy ve kazalardan Müslüman ya da gayrimüslim vatandaşların çeşitli cazip tekliflerle bölgeye getirilmesi istenmiş ve Niğde, Kayseri, Yozgat, Kırşehir yöresinden konar-göçer Türkmen aşiretleriyle Rum tebaa davet edilmişti.
Bu gruba dahil edilen Aksaray ve Ortaköy bölgesinden 800 hane Boynuinceli aşiretinden insanlar da vardı.
Fakat bir süre sonra bu aşiretin reisi durumunda olan PİRİ OĞLU MUSTAFA adındaki kişinin halktan uygunsuz vergi ve haraç topladığı tespit edilmiş ve halkın şikayeti üzerine de saraydan 3. Ahmet mühürlü bir ferman bölgeye gönderilmişti.
Ferman şöyle:
“Kayseri, Nevşehir ve Niğde kadılarına;
Nevşehir mütevellisine mübaşir olarak atanan kişiye Kayseri ve Niğde mütesellimleri (yöneticileri) ile Nevşehir Niğde ve Kayseri kaleleri dizdarlarına (komutanlarına) hüküm ki:
Veziriazamım İbrahim Paşa’nın himmetleriyle imar ve ihya edilen Nevşehir-i Dilara’ya yerleştirilmek üzere Boynuincelü cemaatinden seçilen 800 hane halkı, vakfa verecekleri vergi dışındaki tüm vergilerden muaf tutulmuşlardır. Bu husus bölgenin emniyet refah ve kalkınması için gerekli olan tedbirlerdir. Verilen bu muafiyete rağmen aykırı işler yapılmasına asla rıza göstermeyeceğim bilindiği halde Boynuinceli aşireti resisi olan Piri oğlu Mustafa, Kardeşi, oğlu Mahmud, Modanlu oymağı kethüdası İbrahim, Boynuinceli kethüdası Bekir ve Savcılı kethüdası Mehmet ile işbirliği yaparak Nevşehir’e yerleştirilen Boynuinceli halkından türlü tehditlerle para talep etmiş ve iki kat vergi toplamaya kalkışmıştır. Hatta vermeyi reddeden bazılarını zincirleyip hapsettirdiği bildirilmektedir.
Emrime ve fermanıma aykırı olarak fukaraya yapılan bu zulme son verilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan uzun zamandır aşiret reisliğini yürüten Piri Oğlu Mustafa cemaat üzerinde otorite kurarak haksız yere 30 keseden fazla vergi tahsil etmekte ve bu konuda bilgedeki voyvodoları da (yöneticiler) yanıltmaktadır.
Kendisi bu yolla 30-40 bin kuruştan fazla mal biriktirdiği duyulmaktadır. Kendisinin bunca yıldır haksız olarak topladığı bu paralar aslında devlete aittir. Bu nedenle herkese ibret olması için bu paranın onun elinden alınması gerekmektedir. Bu husus için görevlendirilen mübaşir oraya gönderilmiştir.
Sen ki adı geçen mütevellisin ilgili kişilerle birlikte ilk önce Piri Oğlu Mustafa’yı ele geçirip her nesi varsa mal ve eşyasına el koyasın sahip olduğu tüm varlığı ortaya çıkarıp mahkeme marifetiyle kayıt altına alasın. Adı geçeni önce Nevşehir kalesine hapsedip daha sonra da halkı zulümden kurtarmak amacıyla ailesiyle birlikte kendisini Kıbrıs adasına sürgün edesin. Ona yardım eden yukarıda adlarını verdiğim kişileri de Niğde kalesine hapis edesin. Kayıt altına alınan mal varlığı defterini de İstanbul’a gönderesin.
Ve sen ki adı geçen mübaşirsin oralarda bulunarak görevine devam edesin ve gönderilen tüm emirleri yerine getiresin. Baş defterdarım Ali’ye gerekli emirler verilmiştir.
8-17 Temmuz 1729
Oğuz Özdem KARAMANLILARIN İZİNDEYİM