MUŞKARAYI NEVŞEHİR YAPAN PROFESÖR/ KÜNEVİZADE

 

 

Nevşehir’e profesör tayini:

   Yeni kurulan şehre halkın iskânı için devam eden inşaatlara paralel olarak yerleri belirlenmiş ve malzemeleri için gerekli yerlere fermanlar uyarınca haber verilmiş olan medrese, sübyan okulu, rüştiye için İbrahim Paşa’nın bizzat ilgilenip tek tek seçtiği birbirinden değerli hocalar, büyük primlerle Nevşehir’e tayin edildiler. Dolgun maaşları yanında her hocaya ailesindeki kişi sayısına göre ilaveten ev, bağ, bahçe, binek hayvanları ve hizmetkârlar tahsis edildi.

   Bu günkü adıyla İstanbul Üniversitesi’nden (Darülfünunundan ) bir rektör atandı.  Darülfünunun meşhur profesörlerinden ilim ve irfanının yüksekliği bakımından kendisine “ İftiharü’l ulemai’l muhakkakin Künevizde Künevi Çelebi” denen hoca, vezir maaşıyla göreve başladı. Künevi Çelebi için büyükçe bir köşk, hayvanları için ahır, bağ, bahçe ve ev işleri için 20 yardımcı tahsis edildi.

    Künevi Çelebi, ilk iş olarak şehrin Müslüman, Rum ve Ermeni din adamlarıyla bir toplantı yaparak onların okul ve öğretmen ihtiyaçlarını öğrenerek hepsini giderdi. Sanat erbaplarını toplayarak onlara dükkân ve çalışacak alan tesis etti ama bu sırada önemli bir tespitte bulundu ki sanat erbaplarının hemen hepsi kamilen Gayrimüslim olması onu derin bir düşünceye sevk etmişti. Buna çözüm olarak her gayrimüslim esnaf yanına Müslüman iki çırak alacak ve en kısa zamanda onları yetiştirecekti. Bununla birlikte Sadrazam İbrahim Paşa temsilci olarak Mehmet Bey’i atamıştı. Onunla irtibata geçerek nalbantlık, demircilik, ağaç işleme, bakırcılık ve diğer alanlarda kurslar açtırıp eleman yetiştirilmesini sağladı. 

    Künevi Çelebi, Nevşehir’de iskanı sağlanan Türkmen kocaları (cemaat başkanları) ile toplantılar yaparak onların sıkıntılarını dinlemiş, dertlerine çareler bulmuş, nizasız yaşamaları için elinden gelen gayreti göstermişti.

    Nevşehir ve civar halkın önemli bir geçim kaynağı olan bağcılık özellikle Hıristiyanların uyguladığı özel yöntemlerle, Müslüman halkın ürettiği üzümlere göre daha verimli, daha güzel ve daha pazara uygun oluyordu. Bu nedenle Hıristiyan papazlar öncülüğünde toplantılar yapıyordu.

   Nitekim iki yıl gibi bir süre içinde gerek eğitim gerek ticaret ve gerekse sosyal hayatta inanılmaz değişiklikler oluyor, kadılık makamı Ürgüp’ten Nevşehir’e taşınıyor, böylece kadı da Nevşehir’e taşınmış oluyordu. Pazartesi günleri Pazar kurulması için padişah fermanı çıkarıldı, daha önce çevre kasaba, köy ve illerden ürünlerini satmak için Ürgüp’e giden halk artık Nevşehir pazarına geliyordu. Kısaca birkaç yıl içinde Anadolu’nun göbeğinde yeni bir şehir kuruluyordu. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir