NEVŞEHİR RAPORU
1954 yılı başlarında Nevşehir’in ileri gelenleri, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları bir araya gelerek gelişen, değişen ve büyüyen Nevşehir’in artık il olması gerektiği düşüncesi ile bir araya geldiler. Belediye Başkanı Azmi Durukanlı başkanlığında gerçekleşen bir toplantıda gelişen siyasi konjonktür de göz önüne alınarak, artık Nevşehir’in il olması zamanının geldiğinin gerekçeleri ile birlikte bir rapor hazırlanarak, başbakanlığa, içişleri bakanlığına, DP ve MP genel merkezine gönderilmesi yönünde karar alınır. Bu sıralarda bazı ilçelerin İl yapılması konusundaki söylentiler, girişimler ve Millet Meclisine yapılan ziyaretler, Nevşehir ileri gelenlerini umutlandırmıştı.
Bunun üzerine Millet Partisi İl Başkanı Kamil Gündüz, Ticaret Odası Başkanı Nail Tavukçu, Şoförler Cemiyeti Başkanı A. Kemal Dedeoğlu, Şehir Kulübü Başkanı Enver Durukanlı, Çiftçi Mallarını Koruma Başkanı Yaşar Akyüz, Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gülalioğlu, bağcılar Kalkındırma Dernek Başkanı Durmuş Dedeoğlu’ndan oluşan heyet, aşağıdaki raporu hazırlayarak ilgili yerlere gönderdiler. Ki bu rapor, Nevşehir’in il oluş serüveninde önemli bir kilometre taşıdır.
işte o rapor
( yazının orijinalleri ilişiktedir)
BAŞBAKANLIĞA VE İÇ İŞLERİ BAKANLIĞINA
Türkiye idari taksimatının yeni baştan tanzim edileceği ve bu hususta İç İşleri Bakanlığında gerekli tetkiklerin yapılmakta olduğu hakkında son zamanlarda bazı gazetelerde çıkan bir takım neşriyata rastlanmaktadır. Bu haberlerin doğruluk derecesi hakkında kati bir malumatımız yoktur. Ancak Adapazarı’nın vilayet yapılması hususunda teşebbüslerde bulunmak üzere bir heyetin Başbakanı ziyaret ettiği haberi radyoda yayınlandığı gibi, bu talebin müsait karşılandığı intibaını verecek şekilde Zafer Gazetesinde de neşriyat yapıldığı için biz Nevşehirliler hükümetçe bu mesele üzerinde ciddi şekilde durulmakta olduğu neticesine vardık. Bu itibarla Niğde vilayetine bağlı olan Nevşehir’imizin de ayrı bir vilayet olması mevzuundaki dileklerimizi ve bu arzularımızın mucip sebeplerini yüksek hükümetinize arz etmek lüzumunu duyduk.
Demokrat parti iktidarının şiarlarından birisi de hükümet hizmetlerini halkın ayağına götürmek olduğuna göre, vilayet hizmetlerinin daha iyi bir şekilde görülmesini sağlamak üzere daha küçük çapta vilayetleri ihtiva edecek yeni bir mülki taksimata lüzum olduğu muhakkaktır. Bu sebeple hükümetimizin bu meseleyi eline almış olmasını şükranla karşılarız.
Mesahasının genişliği köy ve kasabaların fazlalığı, yolların elverişsizliği dolayısıyla Niğde vilayeti dahilindeki işlerin de düzgün bir şekilde ve demokratik icaplara tamamen uygun bir tarzda görülmesi mümkün olmamaktadır. Nevşehir; vilayeti en kalabalık, en kesif nüfuslu bir şehir olduğu halde sırf vilayet merkezi olmamasından ötürü pek çok fırsat ve imkanlardan istifade edememekte veya halkımızda böyle bir intiba hasıl olmaktadır. Mesela Nevşehir’in iktisadi imkanları daha müsait olduğu halde orada bir iş bankası şubesinin açılması işinin vilayet merkezinde böyle bir şube
bulunmadığı için uzun müddet geciktirilmiş olduğu, diğer taraftan Niğde merkezindeki Akşam Kız Sanat Okulu öğrencisi daha az olmasına rağmen orta sanat okulu haline getirildiği halde mevcudu daha fazla olan Nevşehir akşam sanat okulunun sırf ilçe merkezinde bulunması dolayısıyla orta sanat okulu haline getirilmemiş bulunması gibi hadiseler böyle bir kanaate mesnet teşkil etmektedir.
İşte bu ve buna benzer sebeplerle Niğde vilayetinin durumunu ve merkezinin ilçelere olan münasebetini yeniden ele alarak gözden geçirmek zarureti vardır.
Anayasamız Türkiye’nin coğrafya durumu ve ekonomik ilişkileri bakımından vilayetlere ayrılacağını amir bulunmaktadır. Bu hüküm ışığı altında Niğde-Nevşehir münasebetleri tetkik edilecek olursa, gerek coğrafya durumu, gerekse iktisadi ilişkiler bakımından bu iki şehir birbirleriyle sıkı bir münasebetleri olmadığı anlaşılır. Halbuki aynı kıstaslara göre Nevşehir, Aksaray, Ürgüp, Avanos ve Gülşehir’in birbirlerini tamamladıkları ve böylece bir bütün teşkil ettikleri derhal göze çarpar. Filhakika bu beş şehrin gerek içinde bulundukları arazinin jeolojik teşekkülatı ve tabii arızaları bakımından gerekse coğrafi ve iktisadi münasebetleri bakımından aynı veya tamamlayıcı vasıf ve karakteri taşıdıkları meydandadır.
Aksaray müstesna Kızılırmak’ın sağ ve sol sahillerinde volkan tüflerinden meydana gelmiş bir araziye yayılmış bulunan u şehirlerin ilçe merkezleri, birbirlerine 20 şer kilometre mesafede bulunmaktadır ve Nevşehir bu ilçeler arasında tabii ve iktisadi bir merkez halini almış durumdadır.
NEVŞEHİR’İN UMUMİ DURUMU: Vaki ile Muşkara adını taşıyan bu günkü Nevşehir, Matbuayı Türkiye’ye getirmiş olan Damat İbrahim Paşa’nın kadılık olarak kurduğu ve Camii, Medrese, İmarethane, han, hamam ve çeşme gibi zamana uygun pek çok bayındırlık eserleriyle donattığı şirin bir kasabadır. Mübadeleden önce 22.000 nüfusun barındıran Nevşehir’de bugün 15.096 nüfus yaşamaktadır. Kurucusu İbrahim Paşa’nın ölümünden sonra en yakın zamanlara kadar büyük ihmallere uğramış olan Nevşehir, sadece halkının çalışkanlığı, sebatı ve yurtseverliği sayesinde az çok gelişmiş, İbrahim Paşa’nın yüzünü ağartmış ve bu gün o civarın –tabiri caizse- en meşhur, en kesif, en işlek, nüfuslu bir kasabası ve ticari bir merkezi haline gelmiştir.
Bu ifadelerimizin sırf şehrimize ve ocağımıza bağlılıktan doğan bir mübalağa eseri olmayıp, hakikate tamamen uygun bulunduğunu rakamlarla ispat etmek mümkündür.
Nevşehir ilçe merkezi olarak Niğde vilayetinin en büyük ve kesif nüfuslu kasabası olduktan başka Türkiye’deki pek çok vilayet merkezlerinden de daha kalabalık ve daha kesif bir nüfusa maliktir ki aşağıdaki cetveller bunu açıkça göstermektedir.
İlk önce vilayet içindeki ilçe merkezleri arasında bir mukayese yaptığımız takdirde Nevşehir’in kalabalık ve kesafeti durumu meydana çıkar.
İlçe adı ilçe merkezi nüf. kesafet ilçe adı ilçe merkezi nüfusu Kesafet
Niğde 12423 18 Ulukışla 3664 13
Nevşehir 15096 38 Çamardı 2494 13
Bor 11394 31 Gülşehir 2083 16
Aksaray 10936 19
Vilayet merkezleri ile yapılacak bir kıyaslamada da Nevşehir’in Türkiye’deki 63 vilayetin 25 inden daha kalabalık olduğu anlaşılacaktır. Bunlar arasında mesela Bilecik 4486, Bitlis 14896, Bolu 7927, Burdur 14901, Çanakkale 11633, Çankırı 14161, Kastamonu 13688, Kırklareli 14464, Kırşehir 14168, Ordu 11913, Sinop 5780, Yozgat 12032 nüfuslu illeri sayabiliriz.
Niğde’yi civar vilayetlerin en kalabalık nüfuslu ilçeleriyle karşılaştırıldığında Nevşehir’in hakim durumu daha fazla göze çarpar.
Kayseri ve ilçeleri Kırşehir ve ilçeleri Yozgat ve ilçeleri
Nüfusu Nüfusu Nüfusu
Develi 11632 Avanos 5240 Boğazlıyan 5218
Bünyan 5437 Hacıbektaş 2597 Sorgun 3074
Ürgüp 4537 Mucur 4229 Yerköy 3532
Demografik bakımdan bağlı olduğu Niğde vilayet merkezi ile diğer bazı vilayet merkezlerinden ve pek çok ilçelerden daha üstün durumda olan Nevşehir, İktisadi, Ticari, zirai ve diğer bakımlardan da birçok ilçelerden ve hatta bazı vilayet merkezlerinden daha fazla gelişmiştir. Bu itibarla Nevşehir vilayet merkezi olmaya layık bir durumda bulunmaktadır.
ZIRAİ DURUM: Nevşehir arazisi dar ve hububat ziraatı bakımından verimsizdir. Volkan tüflerinden teşekkül eden ve kumsal olan arazi ancak bağcılık için müsait bir durum arz etmektedir. Yayla iklimi dolayısıyla ilk ve son donlara ve diğer tabii afetlere fazlaca maruz olmasına rağmen Nevşehir bağları halkın alın teri ve usanmak bilmeyen gayreti sayesinde yılda 80 milyon kiloluk üzüm tahsili ile Türkiye üzüm rekoltesi şampiyonluğunu elinde tutmaktadır. Müsait senelerde bu miktar 100-110 milyon kiloya kadar çıkmaktadır. Nevşehir üzümleri şarapçılık bakımından en müsait kaliteyi teşkil eder. Nefis sofralık üzümleri ıslaha muhtaç olmakla beraber muhitte büyük takdir kazanmaktadır. Sofralık üzümlerimiz yolların elverişli olmaması dolayısıyla büyük istihlak merkezlerine maalesef arz edilememekte ve bu sebepten dolayı kâfi derecede tanıtılamamıştır. İnce kabuklu ve kokulu çavuş üzümlerinden başka, kış için dayanıklı parmak üzümleri erbabınca takdir görmektedir. Adlarını
burada saymaya lüzum görmediğimiz 25 çeşit üzüm Nevşehir’de bol miktarda yetişmektedir.
Nevşehir’de üzümden başka diğer sebze ve meyvelerde istihlak merkezlerine sevk edilecek derecede bol miktarda yetişmektedir. Bunlar arasında mesela elma, erik, armut, kayısı, adem ve ceviz gibi meyveler Ankara, İstanbul ve Adana gibi istihlak merkezlerine sevk olduğu gibi Erzurum, Çukurova ve Ankara pazarlarında Nevşehir patatesi, Nevşehir sirke ve turşusu üstün kalitede sembolik olarak tanınmaktadır.
İKTİSADİ VE TİCARİ DURUMU: Yol bakımından çok fena durumda olmasına ve tabiatın cömert davranmış olmasına rağmen Nevşehir’in iktisadi ve ticari gelişmesi komşu ilçeleri ve hatta bazı vilayetleri imrendirecek bir manzara arz etmektedir.
Bunun ticaret alemindeki bariz delili Niğde vilayet merkezinde ve vilayetin diğer ilçelerinde ve hatta komşu bazı vilayetlerde şubesi mevcut olmadığı halde İş Bankası’nın Nevşehir’de bir şube açmış olmasıdır. Şube’nin ilk altı aylık faaliyeti zarfındaki tevdiatı bir milyon lirayı ve plasman miktarı da 400 bin lirayı geçmiş durumdadır.
Yukarıda arz edildiği gibi arazinin dar ve verimsiz olması Nevşehir halkını ticaret ve esnaflık yapmaya veya maişetini dışarda aramaya sevk etmiştir.
Nevşehir tüccar ve esnafı sadece mahalli iş yapmakla iktifa etmez. Şehirlerarası muamelelere de fazlaca girişirler. Kalkınma heyetinin Niğde hakkında yazdığı raporda da belirtildiği gibi “ Nevşehir, bölgenin iktisadi pazarı mahiyetindendir. Gülşehir ve Aksaray’dan başka komşu vilayetlere bağlı Avanos ve Ürgüp gibi kazalar için de ticari bir merkez durumundadır…”
Niğde vilayeti içerisinde iktisadi bakımdan hakim bir vaziyette olan Nevşehir’in komşu vilayetlere bağlı bazı kazalar için dahi ticari bir merkez olmasının sebebi basittir. Ürgüp, vilayet merkezi olan Kayseri’ye 87 km Avanos da vilayet merkezi olan Kırşehir’e 50 km mesafede olduğu halde bu ilçelerin Nevşehir’e mesafeleri 20 şer km den ibarettir. Ürgüp aynı zamanda ağır ceza itibarıyla da Nevşehir’e tabii bulunmaktadır. Vaktiyle Avanos ağır ceza da Nevşehir’e bağlı olduğu halde sonradan siyasi sebeplerle Kırşehir’e bağlanmış bulunmaktadır. Nihayet Ürgüp ve Avanos halkı her aradıklarını Nevşehir’de bulabildikleri gibi Nevşehirli seyyar esnaf, gerek bu şehirlerin gerekse mücavir başka kasabaların ve pazarı olan köylerin bütün ihtiyaçlarını mahallerinde karşılamaktadırlar.
Nevşehir’de 710 kadar sabit ticari firma mevcut olup bunlar arasında bilhassa 60 kadar manifaturacı, 45 demirci, 15 bakırcı, 110 kunduracı ve tamirci, 12 tenekeci ve sobacı, 15 marangoz, 8 fırın, 29 berber, 125 bakkal ve sebzeci, 30 terzi, 4 saatçi, 33 hırdavatçı ve yedek malzemeci, 2 eczane, 30 leblebici ve 50 kadar celep işleri ile meşgul esnaf ile 30 kadar kuru üzüm tüccarı, Nevşehir’in iktisadi ve ticari gelişmesinde mühim rol oynamaktadır. Civar köy ve kasabaların pazarlarını dolaşan seyyar esnaf bu rakamlara dahil değildir. Ticaret odası kayıtlarına göre Nevşehir leblebicileri Erzurum, Ankara, Yozgat, Kayseri, Kırşehir ve Adana gibi merkezlere yılda 750 ton leblebi sevk etmektedirler.
Nevşehir’de nakliyecilik de fazlaca gelişmiştir. Belediyede 300 e mütecaviz nakil vasıtası kayıtlıdır. Bu vasıtalar Nevşehir’in mahalli ihtiyacını temin ettikten başka civar pazarlara ve büyük istihlak merkezlerine de nakliyat yaparlar. Bu nakliyat bilhassa Nevşehir-Çukurova-İskenderun, Nevşehir-Sivas-Erzurum, Nevşehir-Ankara-İstanbul, Nevşehir-Aksaray-Konya istikametinde cereyan eder. Bu istikamet üzerine şu durum zikredilebilir. Niğde-Çamardı postasının ihalesi 300 liraya müşteri bulamadığı halde Nevşehir- Niğde postası sıfırla işlemektedir ve mevzuat müsait olsa belki üste de para veren de bulunacaktır.
Gerek ticaret ve esnaflık işlerinde, gerekse nakliyat sahasında Nevşehirliler kolektif tarzda çalıştıkları için büyük işler başarabilmek imkanına maliktirler. Nevşehir tüccarlarından birçoklarının komşu vilayetlerde ve hatta Ankara, İstanbul, Adana, Erzurum gibi işlek merkezlerde mühim ortaklıkları veya alakaları mevcuttur. Ticaretin kasabamızdaki inkişafına bir misal olmak üzere Niğde merkezinde gelir vergisine tabi (…) ticaret erbabı olmasına mukabil, Nevşehir merkezinde bu miktarı 114 olduğunu zikretmek kafidir.
Ticaret ve nakliyatın şehrimizdeki inkişafı şehirler arası telefon muhaberelerinde kendini göstermektedir. Elde mevcut 30luk bir santral ihtiyacı karşılamadığından son zamanlarda Nevşehir postanesine 100lük bir santral tahsis olunmuştur. Bir müddet sonra bunun da kafi gelmeyeceği muhakkaktır.
MİLLİ EĞİTİM İŞLERİ: Nevşehir merkezinde 6 ilkokul (bu da ihtiyaca kafi gelmemektedir), Bir orta okul, bir erkek orta sanat okulu ve bir akşam kız sanat okulu vardır. Nevşehir’e bağlı 38 köyden 24ünde tek öğretmenli, yedisinde 5 öğretmenli ve üçünde de 3 öğretmenli ilkokul bulunmaktadır.



Ortaokulun öğrenci adedi 230 kadardır. Binanın darlığı ve gayrı müsait oluşu dolayısıyla fazla şube açılamadığından birçok müracaatlar ret olunmaktadır. Halkın yardımı ile çatı seviyesine kadar getirilip hükümet yardımı ile ikmal edilmiş olan yeni binaya taşınıldığında öğrenci adedinin artacağı umulabilir. Bir iki yıldan beri kadrosunun zayıf oluşu birçok öğrencinin Kayseri ve Ankara gibi kadro durumu daha müsait olan yerlere akın etmesine sebep olmaktadır.
Erkek orta sanat okulu mevcudu 100 kadardır. Öğrenci miktarı hakkında yukarıda arz edilen hususlar aynen bu okul hakkında da dermeyan edilebilir. Bundan başka mezunların fakirlik nedeniyle enstitüye devam edememeleri ve 15 yaşında sermayesiz bir şekilde hayata atılmak imkanı bulamamaları bu okulun öğrenci adedinin azlığına tesir eden mühim amillerdendir. Esasen bu sebep Türkiye’nin başka yerlerindeki orta sanat okulları hakkında da ileri sürülebilir.
Akşam kız sanat okulunun mevcudu 200 ü aşmaktadır. Vilayet merkezindeki orta kız sanat okulunun mevcudu daha az olduğu halde orası orta sanat müessesi haline getirilmiştir. Hâlbuki Nevşehir’in daha çok mevcutlu olan Akşam Kız Sanat Okulu müteaddit teşebbüslerinize rağmen orta sanat okulu haline getirilmemiştir. Görülüyor ki vilayet merkezi olmak bir şehre bazı haklar bahşediyor ve kaza merkezi halinde kalmak –durum daha müsait olsa dahi- bazı hakların ve imkânların tanınmasına engel oluyor.
Nevşehir’de Damat İbrahim Paşa tarafından kurulmuş olan ve ince tezyinatı ile mühim bir sanat eseri halinde yükselen kütüphanede nadide ve kıymet6li kitaplar mevcuttur. Altın yaldızlı bu kitaplardan bazıları kıymetlerinden ötürü vakfın şartı hilafına İstanbul’a nakledilmiş bulunmaktadır.
İMAR VE BAYINDIRLIK İŞLERİ: Nevşehir Belediyesince on sene kadar evvel yaptırılmış olan imar planı gereğince şehrin imarı faaliyetine hızla devam edilmektedir. 1948 yılından beri yıllık inşa ruhsatnamesi adedi 150’den aşağı düşmemiş 1952 yılında bu rakam 258’e kadar çıkmıştır. (Niğde merkezinde aynı yıla ait rakam 102’dir)
Nevşehir’de kerpiç bina yoktur. Şehrin civarında mevcut ve muhtelif sertlikte bulunan yontma taşları inşaat için gayet müsaittir. Muhtelif renklerde olan bu taşlar mahalli inşaata karakteristik bir hususiyet vermektedir.
Nevşehir merkezindeki resmi binaların hemen hepsinin halk yardımı ile yapılmış olduğunu zikretmeden geçemeyeceğiz: Hükümet binası, Cumhuriyet okulu, Gazi okulu, hastane, orta ve erkek sanat okulu binası, halk evi, numune ziraat okulu ve askerlik şube binaları bu meyandadır.
İskeleti halkın yardımı ile yapılmış olup Milli Eğitim Bakanlığınca 200 küsur bin lira sarf edilmek sureti ile tamamlanan orta ve erkek sanat okulu binasının bugün bir milyon liralık bir değer taşımakta olduğunu; Nevşehir Hastane Yaptırma Derneği tarafından başlanıp halkın ayni yardımı ve emeği ile tamamlanan binanın daha küçük benzerinin Ürgüp’te hükümet tarafından 2000 liraya inşa ettirilmekte olduğunu söylersek imar işlerinde halkın hükümete ne nispette yardım etmiş olduğu kendiliğinden meydana çıkar.
Şarap fabrikasının kurulması zamanında 1943 yılında yapılmış olup Numune Ziraat Sanatları Okulu binası olarak kullanılması düşünülmüş olan ve bugün maalesef metruk bir halde duran bina harabeye yüz tutmuştur.
SAĞLIK İŞLERİ: Nevşehir Hükümet doktorluğunda, Sıtma Savaş Merkezi ile Sağlık Merkezinde ve belediye de olmak üzere resmi vazifeli olarak 6 adet ve serbest 2 adet doktor vardır. Hastane binasının işletmeye açılması halinde doktor adedinin fazlalaşacağı tabidir. Civarımızdaki Avanos, Gülşehir ve Ürgüp ilçelerinde eczane bulunmadığı için Nevşehir’de mevcut 2 eczane, bu kasabalar için de birer ecza deposu vazifesi görmektedir.
Ayrı ayrı saymaya lüzum görmediğimiz diğer sahalara gelince bu hususta kısaca şunları arz edebiliriz: Nevşehir de 3 büyük camii ve 25 kadar mescit vardır. 120’den fazla çeşme vardır. Damat İbrahim Paşa inşa ettirdiği camilerle medresenin masraflarını karşılamak üzere Bir hamam bir han ve çok sayıda dükkan inşa ettirmiştir.
Millet Partisi Başkanı Ticaret Odası Başkanı Şoförler Cemiyeti Başkanı
Kamil Gündüz Nail Tavukçu A. Kemal Dedeoğlu
Şehir Kulübü Başkanı Çiftçi Mallarını Koruma Başkanı
Enver Durukanlı Yaşar Akyüz
Ziraat Odası Başkanı Bağcılar Kalkındırma Dernek Başkanı
Hamdi Gülalioğlu Durmuş Dedeoğlu
NEVŞEHİR VİLAYET OLMAYA LAYIKTIR
ÇÜN KÜ:
- NEVŞEHİR O CİVARIN KAYSERİDEN SONRA EN KALABALIK VE NÜFUSU KESİF BİR BELDESİDİR.
Yeni (Nar) ve (Göreme) mahalleleriyle birlikte 20000 i mütecaviz bir nüfusa maliktir. Buna mukabil Niğde’nin 12423, Kırşehir’in 14160, Aksaray’ın 14160 nüfusu vardır. Bu duruma göre Nevşehir halen mevcut vilayet merkezlerimizin 34 ünden fazla nüfusa maliktir.
- İKTİSADİ DURUMU:
Toprak verimi bakımından zayıf olmasına rağmen halkın fevkalade çalışkanlığı sayesinde Nevşehir o muhitin en işlek ticari ve en faal bir mübadele merkezi hâline gelmiştir. İktisat vekâletince Niğde’ye gönderilen kalkınma heyetinin raporunda aynen : “Nevşehir bölgenin iktisadi pazarı mahiyetindedir. Niğde’ye bağlı Gülşehir (Arapsun), Aksaray ve Çamardı gibi kazalardan başka komşu vilayetlere bağlı Ürgüp ve Avanos gibi kazalar için de ticari bir merkez konumundandır” denilmektedir.
Memleketimiz 80-90 bin ton üzüm istihsaliyle başta gelmektedir.
Faaliyet halinde bir şarap fabrikası vardır.
Bankalar:
Nevşehir’de Ziraat Bankası’ndan başka henüz birçok vilayet merkezlerinde bulunmayan İş Bankası ve Halk Bankası şubeleri de vardır.
Keza bazı vilayet merkezlerinde bulunmayan Ticaret ve Ziraat Odaları da uzun zamandan beri Nevşehir’de mevcuttur.
65 i birinci sınıf olmak üzere gelir vergisine tabii 114 tacir vardır. Tüccar ve esnaf sayısı 700 ü mütecavizdir.
3-ADALET TEŞKİLATI:
Nevşehir’de bir ağır ceza merkezi mevcuttur. Ürgüp ve Gülşehir kazaları da Nevşehir ağır cezaya bağlıdır.
Bazı vilayet merkezlerinde henüz tefrik edilmemiş olan Sulh Hukuk ve Sulh Ceza hâkimlikleri Nevşehir’de uzun zamandan beri ayrılmıştır.
Nevşehir cezaevi o civardaki emsallerine nazaran daha müsait durumdadır. İstanbul ve Ankara’dan bazı siyasi mahkûmlar da oraya gönderilmektedir.
4-MAARİF DURUMU:
- a) Nevşehir merkezinde 1 ortaokul, 1 erkek orta sanat okulu, 1 kız orta sanat okulu, 7 ilkokul (birer tanesi Nar ve Göre mahallelerinde) mevcuttur.
- b) Damat İbrahim Paşa Kütüphanesi gerek binası gerekse içindeki eşsiz eserleri bakımından çok büyük bir değer taşımaktadır.
5- İMAR VE BAYINDIRLIK
Şehrin imar planı 1942 de yapılmıştır. Hızlı bir inşaat temposu vardır. (son yıllarda inşaat ruhsatı yılda 250’den fazladır.)
İbrahim Paşa tarafından yaptırılan Cami, Medrese, Kütüphane, İmarethane, zamanındaki sanat inceliğini gösteren turistik kıymeti haiz eserlerdir.
Hükümet konağı, Adliye sarayı, Belediye binası, Hastane, Şehir oteli ve lokantası ilk ve ortaokullar Nevşehir halkının himmetiyle meydana gelmiş şehrin güzel yapılarıdır.
6- SAĞLIK HİZMETLERİ
6 Resmi 2 serbest olmak üzere 8 Doktor, 2 Eczane, Sıtma Savaş Merkezi ve halkın yardımı ile yapılıp bugünlerde Sağlık Vekâletine devredilecek bir hastanesi vardır.
Coğrafi, iktisadi, idari bakımlardan taşıdığı hususiyetler ve imkânlar Nevşehir’in Vilayet merkezi olması hususunda en ufak bir tereddüde mahal bırakmayacak katiyet ve isabeti haiz bulunmaktadır.
NEVŞEHİR KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ
Bu belgedeki eğitim meselesi ile ilgili bir anektodu da burada ilave etmek isteriz ki; Şükrü Süer’in 1949’da meclis kürsüsünden yapmış olduğu konuşmada, Nevşehir’in eğitim alt yapısı ve Nevşehirlilerin eğitime verdikleri önemle ile ilgili şu bilgileri verir.;
“Niğde’nin en büyük kazası olan Nevşehir’de hâlâ faaliyette bulunan üç ortaokul vardır. Bunlardan ikisi erkek sanat ve kız sanat okullarıdır. Bu üç okulun da binası yoktur. İkisi kiralık evlerde derme çatma yerlerde, birisi de ; (eskiden beri mevcut ortaokuldur). Eski Hükümet binasında yerleşmiş bulunmaktadır. Sanat mektepleri açılırken arsanın mahallen temin edileceği ve arsayı önce hazırlayan yerlerde inşaatın daha evvel yapılacağı emrini aldığımız zaman ben belediye reisi idim. Hemen, halkın hamiyetine başvurarak belediye delaletiyle tedarik ettiğimiz 9 000 küsur lira ile şehrin en mutena yerinden aldığımız arsanın tapusunu yolladık. Tetkik edilirse bu tapu senedinin Bakanlıkta birinci numarayı teşkil etmiş olduğu görülecektir. Aradan beş altı sene geçti, hâlâ bina yapılmadı. Hattâ arsa sahipleri, mademki inşaat yapılmadı, yerimizi geri veriniz diye belediye aleyhine dâva da açtılar. Bunun bu sene yapılmasını rica ediyorum. Eski ortaokul binası muvafık değildir diye müfettişler tarafından rapor verildiği için yeni bir bina yapmak üzere Nevşehir’i Güzelleştirme Derneği adiyle durduğumuz bu dernek 130 bin lira gibi büyük bir para temin etmiş ve inşaata başlamışsa da binayı tamamlayamamıştır ve halen çatısı dahi kapanamamıştır. Bu bina tamamlanırsa Orta mektep buraya taşınacak ve orta mektebin boşaltacağı binayı da kız sanat mektebi işgal etmek suretiyle şimdilik had şeklini alan bu sıkıntı izale edilmiş olacaktır.” (TBMM Tutanak Dergisi, VIII, Cilt.16, Toplantı.8,25.11.1949).
Oğuz Özdem KARAMANLILARIN İZİNDEYİM